Türkiye'nin antik kentleri

GEÇMİŞE BÜYÜLÜ BİR YOLCULUK: TÜRKİYE’NİN ANTİK KENTLERİ

Sep 16, 2021 | YAŞAM

Antik medeniyetlerin izini sürüp yüzlerce yıl geçmişe gidebileceğin antik kentler.

Tarih boyunca Anadolu’dan birçok medeniyet geçmiş ve hepsi de buraya izlerini bırakmış. Ülkemizin topraklarının tarihi o denli zengin ki, M.Ö. 9.500-8.000 yılları arasına tarihlenen Göbeklitepe gibi insanlık tarihine yepyeni bir ışık tutan ören yerlerine bile ev sahipliği yapıyor.

Antik kentleri gezmek insana bambaşka bir deneyim yaşatıyor. Sokaklarında adım atarken yüzyıllar öncesinden kalan yapıları görmek ve aslında, aradan geçen bunca zamana rağmen hayatlarımızın ne kadar benzer olduğunu fark etmek ufuk açıcı bir deneyim.

Biz de tam havalar biraz serinlemiş ve açık havada dolaşmak için ideal bir hale gelmişken, seyahat listene eklemen için Türkiye’nin nispeten daha az bilinen antik kentlerinden beş tanesini derledik.

Aphrodisias, Aydın

Türkiye'nin antik kentleri

Bir zamanlar Lidya eyaletinin başkenti olan Aphrodisias M.Ö. 6. yüzyılda kuruldu. Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’e adanmış kent günümüzde en iyi korunmuş antik kentlerden biri olarak öne çıkıyor. Buranın keşif hikayesi ise ünlü fotoğrafçı Ara Güler’in yolunu kaybetmesiyle başlıyor. Arkeolog Kenan Tevfik Erim’in 1961 ile 1990 yılları arasında yaptığı kazı çalışmalarıyla gün ışığına çıkan Aphrodisias’ın en dikkat çekici yapılarından ikisi 270 metrelik ve 30 bin kişilik stadyumu ile anıtsal tapınak kapısı. Civardaki zengin mermer yatakları sayesinde şehirde bir de heykelcilik okulu bulunuyormuş, burada yapılan büyüleyici heykelleri antik kentin hemen yanındaki Aphrodisias Müzesi’nde görmen mümkün.

Sagalassos, Burdur

Türkiye'nin antik kentleri

Sagalassos Roma İmparatorluğu döneminde en önemli şehirlerden biriydi. 1990 yılından bu yana yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan agora, hamam, tapınaklar, tiyatro gibi yapılar kenti gezdiğinde seni antik çağlara ışınlayacak ve o dönemde yaşayan insanların hayatlarından kesitler göreceksin. Sagalassos ayrıca büyüleyici çeşmeleriyle de ünlenmiş bir antik kent.

Patara, Antalya

Türkiye'nin antik kentleri

Patara’nın tarihi milattan önce 13. yüzyıla dek uzansa da, asıl önemini M.Ö. 2. yüzyılda Likya Birliği’nin başkenti olmasıyla kazandı. Burasının bir başka önemli özelliği de Anadolu’dan Roma’ya gönderilen tahılların depolandığı liman olması. Milattan sonra 43 yılında Roma eyaleti olan şehir, bu dönemde Apollon kehanet merkezi olmasıyla ün kazandı. Bu büyüleyici antik kentte çok iyi korunmuş görkemli Roma zafer girişi, tiyatro, Vespasian Hamamı, Korinth Tapınağı, ana cadde ve antik liman gibi yapıları görebilirsin. Ayrıca M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiş tahıl ambarı ve meclis binası da görülmeye değer yapılardan.

Pergamon, İzmir

Türkiye'nin antik kentleri

Pergamon stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca hem işgallere uğramış hem de önemini hiç kaybetmemiş bir şehir. 2014 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası’na kabul edilen antik kent, M.Ö. 7.-6. yüzyıllarda kurulmuş. Epey dik bir tepeye konumlanan kentin başarılı şehircilik anlayışının izleri, teraslama yöntemiyle açılmış geniş alanlardaki yapılardan bugün bile anlaşılıyor. Kentin en bilinen yapısı ise kuşkusuz yine dik bir yamaca konumlanan 10 bin kişilik tiyatrosu. Burada Pergamonluların keşfettiği Bergama kağıdıyla yazılan 200 bin ciltik esere ev sahipliği yapan ve antik dünyanın en önemli kütüphanesi olan yapının kalıntılarını da görebilirsin.

Laodikeia, Denizli

Türkiye'nin antik kentleri

M.Ö. 261-253 arasında II. Antiokhos tarafından kurulan şehir, adını kralın karısı Laodike’den alıyor. Kuruluşundan yaklaşık 100 yıl sonra Roma’ya bağlanan Laodikeia, asıl önemini M.S. 4. yüzyıldan itibaren Hristiyanların hac merkezi olmasıyla kazanmış. Bunun sebebi ise Anadolu’daki en ünlü yedi kilisesinden biri olan ve Büyük Constantinus zamanında inşa edilen Laodikeia Kilisesi’nin burada bulunması. Laodikeia’yı ziyaret edersen, günümüze kadar gelebilen yapılarından Anadolu’nun en büyük stadyumunu, iki tiyatroyu, hamam kompleksini ve tapınakları görebilirsin.