ÖNCE & SONRA: KALİTELİ YAŞAMIN SIRRI DOĞRU BESLENME VE DOĞRU ANTRENMAN

Dec 25, 2020 | FITNESS

MACFit üyelerinden Eda Burunsuz’un, Kişisel Eğitmeni Erdem Yetişir’in rehberliği eşliğinde doğru antrenman ve doğru beslenme ile yaşadığı ilham verici değişim öyküsü.

Baklava yemek için Antep’e, boyoz için İzmir’e, kebap için Urfa’ya gittiğim gezilerimden ve doyasıya yemek yemenin güzelliklerinden bahsederek hikayeme başlamayı çok isterdim fakat bu kadar yemeğin bende yarattığı olumsuzluklardan ve sonrasında hayatımın nasıl değiştiğinden bahsederek başlayacağım …

Tam olarak 30 yaşıma kadar gittiğim her şehrin tarihi güzelliklerinden çok, yöresel yemekleriyle ilgilenen biri olarak geçirdim yaşamımı. Tabi bunda çekirdek ve geniş ailemin de etkisi çok büyük oldu. Misafiri tıka basa doyana kadar asla bırakmayan, ikinci tabağı yemeyince gönül koyan, yemek üstüne çay-meyve-tatlı-çerez ikramını yapmadan içi rahat etmeyen bir ailede büyüyorsanız, gerçekten kilolu olmaktan ve bunun normal olduğunu düşünmekten başka çareniz kalmıyor. Fazla kilolardan rahatsızlık duymanın ötesinde yumuşacık göbeğinize adeta sempati duyar hale geliyorsunuz.

Bir elim yağda diğeri balda derken, bir gün öğrencimin “Öğretmenim senin bebeğin mi olacak? Karnın kocaman,” cümlesini suratıma tokat gibi yedikten sonra, aslında merdiven çıkmakta bile zorlandığımı, hayatımda hiç bisiklet pedalı bile çevirmediğimi fark etmem bir oldu. İnsanlar yaz ayında denize girerken ben çabuk yorulduğum için zamanımın çoğunu şezlongda güneşlenerek geçiriyordum. Halbuki yüzmeyi ne çok seviyordum. Yaşamımın her döneminde çeşitli başarılara imza atmış biri olarak bedenime hiçbir faydamın olmayışı, tam tersi zarar üzerine zarar vermem artık profesyonel bir yardım alma konusunda beni düşünmeye itti.

Hemen ertesi gün MACFit’in kapısından girişim de işte tam da böyle oldu. Salonları genellikle basık, havasız ve zemininde ter lekeleri hayal ederken; ferah ve temiz bir ortamla karşılaşmak açıkçası beni şaşırtmadı değil. Güler yüzle karşılandığım ortamda, ihtiyaçlarım doğrultusunda bilgilendirmeler yapan Erdem Yetişir hocam beni yönlendirip yolun başında nelerle karşılaşacağımı anlattı. Ölçümlerim ve tahlillerim yapıldıktan sonra derslerimize başladık. Üç ya da dört ders sonra bırakırım diye girdiğim bu yolda ikinci haftaya ulaştığımda hayattaki en güzel anlardan birini yaşadım. Bedenimin sadece 2 hafta önce yapamadığı şeyi şimdi yapabiliyor olmasına tanık olmak ve bu heyecanımı benimle birlikte paylaşan harika bir hocayla çalışmak dünyanın en güzel duygularından biriymiş.

Doğru beslenme ve doğru antrenmanla bana kaliteli yaşamayı öğreten, kendimi keşfetmemi sağlayan, başarma duygumu besleyerek motivasyonumu hep zirvede tutmayı başaran hocamla şu an 8 ayımızı devirdik. Önemli̇ olan, bi̇ri̇nden daha i̇yi̇ olmak deği̇l, önceden olduğumdan daha i̇yi̇ olmakmış… Şimdi dönüp fotoğraflarıma bakınca diyorum ki “İyi ki varsın Erdem Hoca!”

Bi̇li̇yorum hi̇çbi̇r zaman daha kolay olmayacak ama artık ben daha güçlü olacağım!