diyet döngüsü

DİYET DÖNGÜSÜNDEN NASIL ÇIKABİLİRSİN?

Jul 6, 2021 | BESLENME

Neden kendimizi sürekli bir diyet döngüsünün içinde buluyoruz? Diyetisyen Ecem Naz Genç kısıtlayıcı diyetlerden ve bunların sonuçlarından bahsediyor.

Beden kaygıları son zamanlarda çok daha ön plana çıkan bir konu haline geldi. Hatta öyle ki uzun zamandır görüşmediğimiz birini gördüğümüz anda verdiğimiz ilk tepki ‘Ne kadar kilo almışsın’ ya da ‘Ne kadar zayıflamışsın’ şeklinde olabiliyor.

Kilolu görünmeyen biri için söylenen ilk cümle ‘Belli ki hiç yemek yemiyor’ şeklindeyken kilolu görünen biri içinse bu ‘Belli ki boğazını hiç tutamıyor’ şeklinde oluyor. Ve zamanla insanlar kendini bu gibi etiketlere maruz kalmamak adına ne yapacağını bilmez halde uzun uzun aynaya bakarken buluyor. Her gün tartıya düzenli olarak çıkıp, aynada gördüğümüz kusurlarımızın cevabını arıyoruz.

diyet döngüsü

Peki sonuç ne oluyor? Bu tarz davranışların genel sonucu ne yazık ki çok kısıtlayıcı diyetler yönünde oluyor. Yemekleri ‘iyi ve kötü’ ya da ‘doğru ve yanlış’ olarak adlandırmaya başlıyoruz ve örneğin ekmeği kesmeye karar veriyoruz. Peşinden kabak detoksu yapmaya karar veriyoruz ve her gün tartılıp bir umut aynada beğenmediklerimizin düzelmesini bekliyoruz. Bu durum aslında hem vücudumuzu hem de psikolojimizi olumsuz yönde etkiliyor. Ve döngünün son adımında ise birçok bilimsel araştırmaya da konu olan durum olan tıkınırcasına yeme davranışını sergiliyoruz. Gece atakları, ‘kötü’ olarak nitelendirilen tüm yemeklerin ayakta ve hızlıca tüketilmesi, kan şekerinin aniden düşmesi üzerine tatlıya olan eğilim ve peşinden gelen yoğun pişmanlık… Sonra tekrar tartıya çıkıyoruz, aynada kendimizi inceliyoruz ve tüm bu sistem başa sarıyor.

diyet döngüsü

Peki bunun önüne geçmek için ne yapmalıyız? Bir kere öncelikle sürekli tartılmayı acilen bırakmalıyız; bir gün içerisinde bile insanın kilosunda şok edici değişiklikler olabilir. Uyandığında, tuvaletten sonra, yemekten sonra, hormonal döngülerde, uzun bir yolculuk sonunda, spor çıkışında gibi birçok durum bizim kilomuzu etkileyecektir. Bu sebeple en güvenilir tartılma şekli belli bir rutinde (örneğin ayda bir), olabildiğince aynı koşullarda (örneğin sabah uyandığında, tuvaletten sonra, aç karna, aynı kıyafetlerle ya da kıyafetsiz) tartılmaktır.

Aynaya sadece gülüşünün ne kadar güzel olduğunun ve giydiklerinin sana ne kadar yakıştığının farkına varmak için bakmalısın. Unutma, ne zaman aynanın karşısına geçsen ve bir kusur arasan, bulursun. Bu herkes için böyledir, arayan mutlaka bulur.

diyet döngüsü

İnsanların dış görünüşüne bakarak belli bir yargıya varmamalı, bunu yapanları gördüğümüzde ise müdahale etmeliyiz. Çünkü ancak bu şekilde bilinçlenebiliriz. Birinin ‘O çok zayıf hiç yemek yemiyor’ diye nitelendirdiği insan, günde 4 öğün yemek yiyor ama düzenli spor yapıyor olabilir. Yine birinin ‘Boğazını hiç tutamıyor o yüzden çok kilolu’ diye nitelendirdiği insan belki bir hastalıkla mücadele ediyor ve ilaçların yan etkisiyle baş etmeye çalışıyor olabilir.

Ve son olarak, yemekleri ‘iyi ve kötü’ ya da ‘doğru ve yanlış’ diye adlandırmamalıyız. Bir yemek 350 kaloriyse, 350 kaloridir. Bu sadece sana vereceği enerji 350 kalori anlamına gelir. Besin içeriği daha kaliteli olan yiyecekler elbette vardır, bunu asla inkar edemeyiz. Fakat dengeli bir diyette istediğin her şeyi yiyebilirsin, önemli olan her zaman porsiyon kontrolüdür. Ve unutma, porsiyon kontrollerin, günlük, haftalık ve aylık olarak değişebilir. Tatile gittiğin bir hafta ile hastalandığın bir hafta aynı beslenmemelisin. Eğer bunlara dikkat edersen kendinde değişen çok şey olduğunu göreceksin. Ama mutlaka kendine karşı insaflı ol ve aniden değişmeyi bekleme.

Sabır bu konunun anahtarı olacak…

Yazar: Diyetisyen Ecem Naz Genç